2 Şubat 2021 Salı

Akıldışının Mantığı - Evdeki ve İşteki Mantığa Başkaldırmanın Beklenmedik Faydaları (Kitap)

Akıldışının Mantığı, Dan Ariely'nin bir diğer kitabı olan Akıldışı Ama Öngörülebilir kitabındakine benzer konuları işliyor.

Birçok olayda "olumlu uzun vadeli" etki uğruna "olumsuz anlık etki"ye katlanmak gerekir. Ancak uzun vadeli çıkarlar uğruna kısa vadeli zorluklara katlanmak sorun yaratan bir durumdur, çoğu kez insanlar bundan kaçınma eğilimindedir.

İnsanlar akılcı davranabilselerdi daima kendi yararlarına uygun kararlar alırlardı. Bu klasik iktisadin dayandığı noktadır. Davranışsal iktisat ise, insanların akılcı ve mantıklı davranmadıkları durumlar da dahil olmak üzere kararları şekillendiren gizli güçleri ortaya çıkarmak ve devreye giren diğer etkenleri incelemektedir.

Genel varsayıma göre bir amaca ulaşmak için kişinin motivasyon düzeyi ne kadar yüksek ise harcadığı çaba da o düzeyde artacak ve hedefine daha da yaklaşacaktır. Firmaların tepe yöneticilerine yaptıkları yüksek ödemelerin ardında bu fikir yatmaktadır. Yazar ve bir grup araştırmacı, yüksek ödemelerin ve teşviklerin performansa olan etkisini ortaya çıkarmak üzere bir deney yapmışlardır. Deney Hindistan'da gerçekleştirilmiş ve katılanlara küçük, orta ve çok büyük oranlarda primler kazanabilecekleri yaratıcılık, konsantrasyon, hafıza ve problem çözme becerilerine yönelik görevler verilmiştir. Sonuçta en yüksek prim için görevleri tamamlamaya çalışanlar, küçük ve orta derecedeki prim almak için çaba gösterenlere kıyasla kendilerini daha fazla baskı altında hissetmişler ve bu durum da performanslarını olumsuz etkilemiştir. Bu durum özellikle bilişsel yetenek gerektiren işler için geçerlidir. (Ücret ve yan haklar yönetimi için dikkat edilmesi gereken bir nokta!) Kayıptan kaçınma kavramı ise kitapta "size ait olduğunu düşündüğünüz bir şeyi kaybetmenin yol açtığı mutsuzluk onu kazanmanın verdiği mutluluktan daha ağır basmaktadır" şeklinde tanımlanmıştır. İnsanların akıl dışı davranma eğilimleri önemli kararların eşiğinde ve kendilerinden yüksek performans beklenildiğinde yükselmektedir.

Klasik iktisat görüşüne göre canlılar en az çabayla en fazla kazancı elde etmeye çalışırlar. Davranışsal iktisat açısından bakıldığında ise anlam arayışı ve çaba göstererek birşeyleri kazanma devreye girer. Çalışmanın anlamlı olduğunu düşünen bir kişi aynı motivasyonla çalışmaya devam ederken, emeğinin anlamsız olduğunu ve boşa gittiğini düşündüğü anda motivasyonunu kaybetmektedir.

İnsanlar kendi çabaları ile yaptıkları şeylerle - mobilya kurma, çorba, kek yapma, vs. - gurur duyarlar ve ortaya çıkan sonuçla duygusal bir bağ oluştururlar. Yazar, bu durumu İKEA etkisi olarak tanımlamıştır. İKEA'dan alınan ürünler çok fazla kaliteli veya son moda olmayabilir ancak onları içinden çıkan yönerge kağıdına göre kurmakla harcadığınız zaman içinde mobilya ile duygusal bağ kurulur.

Sanayinin gelişmesi ve üretim maliyetlerinin azalması ile birlikte bugün müşteriler kendi isteklerine göre ürünleri satınalabiliyorlar. Ayrıca, birçok firmanın internet üzerinden kendinize özel ürün tasarlamanıza olanak sağlayan sistemleri bulunuyor. Bu şekilde kendi istediğiniz şekilde bir ayakkabı, bir kolye üçü, bir defter, hatta araba tasarlayarak satın alabilirsiniz. Üstelik o ürün sadece sizde olacaktır.

Kişilerin kendi ürettikleri fikirleri başkalarının fikirlerinden daha fazla sahiplendikleri, savundukları ve doğru kabul ettikleri, kendi buldukları çözümleri daha fazla benimsedikleri tespit edilmiştir. Bu eğilim, bazı durumlarda örgüt kültürlerine de yansır ve firmalar kendi geliştirmedikleri bir ürün/teknoloji üzerinde çalışarak piyasaya daha iyisini çıkarmak için uğraşmak istemeyebilirler.

İntikam ve güven ayrılmaz bütündür. İnsanlar tanımadıkları kişilere bile güvenmek isterler. Ancak güvenleri kötüye kullanılırsa ve intikam almak için harekete geçerlerse kendi ellerindekini de kaybetmek pahasına karşı tarafı cezalandırırlar.

Uyarlanma, insanların çevrelerinde meydana gelen değişikliklere kolayca ayak uydurmalarını sağlayan bir özelliktir. Örneğin karanlık bir ortamdan (sinema salonu gibi) aydınlığa çıkınca insan gözü ilk önce kamaşsa da kısa sürede normal görüşüne kavuşur. Aynı şekilde göz hem çok karanlıkta hem de çok parlak ışığında çevreyi görmeye devam eder yani farklı koşullara uyumludur. Hedonik uyarlanma ise bir şeye karşı en başta ortaya çıkan olumlu ve olumsuz duyguların zaman içinde etkisinin zayıflamasıdır, o şeyin artık sıradan hale gelmesidir. Geleceğe dönük tahminlerde insanlar meydana gelecek şeylere karşı doğru uyum seviyelerini tahmin edememekte bu nedenle iyi olayları olduğundan çok daha iyi ve mutluluk verici, kötü olayları ise olduğundan daha kaygı verici olarak görme eğilimine girerler. Olaylar gerçekleştikten bir süre sonra denge yakalanır, mutlu edici şeylerin etkisi azalır ya da kötü şeyler daha az kaygı verici hale döner. Uyarlanma sürecini değiştiren etkenlerden biri sürece ara vermek ve sonrasında devam etmektir. Yapılan araştırmalara göre, sınır bozucu deneyimlerde ara vermek uyarlanma yeteneğinin azalmasına ve yeniden kazanılmasına neden olduğu için sürecin daha kötü algılanmasına neden olur. Keyif verici deneyimlerde ise kısa molalar vererek devam etmemin algılanan keyif düzeyini olumlu yönde etkilemektedir. Bir başka açıdan alışveriş ele alındığında ihtiyaç duyulan ürünler hepsi aynı anda değil de belirli zaman aralıkları ile satın alındığında daha üst mutluluk seviyesine erişilir. Sınır bozucu veya üzücü deneyimleri ise parçalara bölmek yerine tek seferde yaşamak daha az üzüntü verir.

Kitapta yer alan iki farklı bölümde neden genellikle çekici kişilerin gene aynı seviyede çekici olan kişilerle flört ettikleri ve online flörtün gerçek hayata taşınması sonucu ortaya çıkan farklılıklar değerlendirilmiş.

Tek bir kişinin dramatik hikayesi milyonları ekrana bağlarken çok sayıda kişinin başına gelen trajedi aynı oranda dikkat çekmeyebiliyor. Bir kişinin başına gelenler çok sayıda kişiyi ilgilendiren kötü bir olaya kıyasla daha fazla ilgi çekebiliyor. Bunun çok sayıda örneği var. Dünya çapında büyük yardım kuruluşları da bundan dolayı yardıma ihtiyacı olan bir grup için yardım çağrısı yapmaktansa, temsili olarak isim, yaş ve resim paylaşarak o grup içinden birini ön plana çıkararak yardım toplamaya çalışmaktadır. Yazar, bu durumu "tanımlanabilir (saptanabilir) kurban etkisi" olarak adlandırmıştır.

Yazar konuyla ilgili görüşünü şöyle belirtiyor: (sayfa 224)

Bir trajedi uzakta gerçekleşir, büyük olur ve çok sayıda insanı kapsarsa, o trajediyi daha uzak ve daha az duygusal bir perspektiften ele alırız. Küçük detayları göremediğimizde, acı daha az canlı, daha az duygusal olduğundan, kendimizi harekete geçmeye daha az mecbur hissederiz.

Dili oldukça akıcı olan kitapta yazar henüz 18 yaşında iken yaşadığı ve uzun süre hastanede tedavi görmesine neden olan yanık vakası ile ilgili deneyimlerini de aktarıyor.

Kitabın Künyesi

Kitabın Adı: Akıldişinin Mantığı - Evdeki ve İşteki Mantığa Başkaldırmanın Beklenmedik Faydaları
Yazar: Dan Ariely
Sayfa Sayısı: 292
Yayınevi: Optimist
Basım Yılı: 2014
Orijinal Adı: The Upside of Irrationality: The Unexpected Benefits of Defying Logic
Bu yazı ilk olarak www.yetenekyonetimi.co'da yayınlanmıştır.