The China Study | T. Colin Campbell, Thomas M. Campbell (Kitap)


22 Şubat 2021 Pazartesi

Kendimize Uygun İşi Nasıl Buluruz? | Roman Krznaric (Kitap)

edit post admin
Roman Krznaric tarafından kaleme alınan Kendimize Uygun İşi Nasıl Buluruz, iş yaşamına ve kariyer basamaklarına farklı bir bakış açısı sunuyor. Kişinin kariyer beklentisinin gerek eğitimi, gerek ailesinin ve çevresinin yönlendirmesi, gerekse de çevresinden gördüğü "başarılı diye tabir edilen" örneklerle mi şekillenmesi gerektiğini yoksa; kişinin er ya da geç kendisini mutlu edecek "anlamlı" bir iş aramaktan vazgeçmemesi mi gerektiğini tartışıyor.

Kitabın ilk sayfasında yer alan Fyodor Dostoyevski'ye ait asagidaki alıntı kitabın bakış açısı hakkında fikir veriyor:

Bir gün fark ettim ki eğer bir insan başka birini tamamen ezip mahvetmek, ona en berbat cezayı, en korkunç katilin karşısında titreyeceği, peşinen geri çekileceği cezayı vermek istiyorsa, tek yapacağı, onu ise yaramayan, manadan bütünüyle yoksun bir işte çalıştırmaktır.

Kitap 6 ana bölümden oluşuyor. Her bölümde anlatılan konuyu destekleyen örnek kariyer hikayeleri aktarılmış. İlk bölüm, 'Tatmin Çağı' başlığını taşıyor. Yapan kişiye derin bir amaç duygusu veren, kişinin değerlerini, arzularını ve kişiliğini yansıtan bir iş olarak tanımlanabilecek "tatmin edici iş" kavramı kitaba göre modern çağın getirdiği kavramlardan bir tanesi. (sayfa 15) Toplumlarda maddi gücün artması, kişileri refah içinde olmalarını sağlayacak bir kariyer arayışına itmiştir. Makul bir maaş, iş güvenliği gibi unsurların yanı sıra artık anlamlı bir iş yapıyor olmak çalışanların listesinin en üst sırasında yer alıyor. Bu beklenti, bireyleri doğru kariyeri nasıl seçebilecekleri sorusu ile baş başa bırakıyor. Ne istediğini bilen bireyler için, gidecekleri yön zaten belirlenmiş oluyor. Ancak, fırsatları olsa bambaşka bir işte çalışmak isteyen milyonlarca kişi var. Bireylerin işten beklentisi günümüzde, önceki kuşaklara göre epeyce farklılaştı. Yazar, tatmin edici bir kariyerin üç unsuru olduğunu belirtiyor: Anlam, akis ve özgürlük. (sayfa 20)

İkinci bölüm, kariyer karışıklıkları üzerine yazılmış. Günümüzde bu kadar fazla sayıda farklı kariyer seçeneği varsa, kişiler neden kendilerini hiç de sevmedikleri işlerde çalışırken buluyorlar? Bunun en önemli nedenleri, değişen ve modernleşen iş tanımlarına uygun bir eğitim almamış olmak, çok fazla seçeneğin doğru kararı vermeyi zorlaştırması ve baskı yaratması, geçmişin yükünün kişiler üzerinde etkili olması olarak sıralanmış. (sayfa 27)

Çok fazla seçeneğe sahip olmanın karar verme üzerindeki olumsuz etkisi açıklanırken Psikolog Barry Schwartz'in 'The Paradox of Choice' (Bolluk Paradoksu) isimli kitabına gönderme yapılmış; Schwartz'a göre, 'pek çok seçeneğe sahip olmanın bir etkisi özgürlük vermekten ziyade felç halini getirmesidir, aralarında seçim yapılacak çok fazla seçeneğin olmasıyla insanlara seçim yapmak iyice zor gelir. Felç halinden çıkılıp seçim yapılsa dahi, daha az seçenekle alınan karara kıyasla seçimin sonucundan daha az tatmin sağlanır.' Bu da Schwartz'in kitabına konu olan paradoksu yaratır.

Bazen de bireyler yanlış bir karar alıp pişman olmaktan o kadar korkarlar ki, sonunda bir karar almak yerine mevcut tatminsiz işlerine devam etmeyi tercih ederler. (sayfa 33)

Schwartz bu durumla başa çıkmak için iki farklı yol göstermiştir:

Seçenekleri sınırlamaya çalışmak
En iyiyi seçmeye çalışmak yerine yeterince iyi olanda karar kılmak.

Üçüncü bölüm, ise anlam kazandırmanın yolları ile ilgilidir. Öncelikle, bir işi anlamlı kılan beş farklı bakış açısı sıralanmıştır ve her bir madde için detay verilmiştir (sayfa 50):

Para kazanmak (dış motivasyon kaynağı)
Statü elde etmek (dış motivasyon kaynağı)
Fark yaratmak (iç motivasyon kaynağı)
Tutkuları gerçekleştirmek (iç motivasyon kaynağı)
Yetenekleri kullanmak (iç motivasyon kaynağı)

'Önce harekete geç, sonra düşün' başlığını taşıyan dördüncü bölümde, işlerini ve kariyerlerini değiştirmek isteyen kişilerin genellikle kendilerini tamamen güvende hissedene kadar mevcut işlerinde bekledikleri ancak belki de (ne yazık ki) hiçbir zaman kendilerini yeterince güvende hissedip işlerinden ayrılıp harekete geçemeyecek oldukları (ve bu durumun arkasında yatan nedenler) anlatılıyor. İnsanların değişimden korkması nedeni ile bu tür büyük değişiklikler için harekete geçmekte zorlandıkları yapılan araştırmalarla ortaya çıkarılmış. 1970'lerde psikolog Amos Tversky ve Daniel Kahneman, olası kazanç ve kayıplara karşı insanların nasıl değer biçtiğini inceledikleri deneylerinde, insanların kazanmayı sevdiklerinin iki katı kadar kaybetmekten nefret ettikleri ortaya çıkarılmıştır. İnsanların yolunda gitmeyebilecek şeyleri büyütme eğilimleri vardır ve bu da kariyer değişikliği noktasında pek çoğuna engel olmaktadır. (sayfa 82)

Yazar, kariyer değişiminden hemen önce, kişinin bir hazırlık aşaması yaşamasının bu noktada epeyce faydalı olacağını belirtiyor. Deneysel projelerin gerçekleştirileceği bu hazırlık aşamasında üç farklı olasılık söz konusu:

Radikal izin yılı
Paralel projeler (geçici görevlendirme)
Konuşmaya dayalı araştırmalar

Bu olasılıklardan her biri çeşitli örneklerle açıklanıyor. Peki, bir kişi kendine uygun tatminkar bir iş alanını bulduğunu nasıl anlayacak? Bu sorunun cevabı da, 1970'lı yıllarda Macar kökenli Amerikalı psikolog Mihaly Csıkszentmihalyi tarafından ortaya atılan akış (flow) kavramına dayandırılıyor. Akış, yapılan ise insanın kendisine kaptırması bir anlamda akışa geçerek başka bir şeyi umursamaması ile ilgili bir kavram. (sayfa 95) Akış hissi, yaratıcılık anlarında, yeni beceriler öğrenildiğinde, eylemlerin etkileri hemen görülebildiğinde ve açıkça tamamlanmış hedefler olduğunda artar. (sayfa 96)

Beşinci bölüm, özgürlük arzusu başlığını taşıyor ve bireylerin özgürlük anlayışları tartışılıyor. İstediğini alabilmek, pahalı seyahatleri karşılayabilmek, gibi pek çok şeyin karşılanabilmesi için insanlar haftalık çalışma saatlerini doldurmaya devam ediyorlar. Pek çok kişi, iş - özel yaşam dengelerinin pek olmadığından, kendilerine ve sevdiklerine daha fazla vakit ayıramadıklarından dert yanıyorlar. Yazarın ne çarpıcı cümlelerinden bir tanesi şöyle (sayfa 111):

Ya eğer özgürlük idealimiz kendimizi işimizde bağımsız ve özgür hissetmek değil de işimizden özgür hissetmekse?

Altıncı bölüm 'Bir uğraş büyütmek'te Marie Curie'nin başarısının aslında işini bir uğraş olarak görmesine ve işinden evine döndükten sonra bile bu uğraşı üzerinde çalışmaya devam edecek kadar bağlı olmasına dayalı olduğu anlatılmıştır.

Bir uğraş bulunacak bir şey değil, bizim büyüttüğümüz ve içinde büyüyerek ona uygun hale geldiğimiz şeydir. (sayfa 139)

Kitabın Künyesi

Kitabın Adı: Kendimize Uygun İşi Nasıl Buluruz?
Yazar: Roman Krznaric
Sayfa Sayısı: 160
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Basım Yılı: 2013
Orijinal Adı: How To Fınd Fulfilling Work
𖧷 https://www.thebookish.de/2021/02/kendimize-uygun-isi-nasil-buluruz.html