...

Everything We Know is Wrong | Magnus Lindkvist (Kitap)

Stockholm, İsveç’te yaşayan ve dünyanın tanınmış fütüristleri arasında yer alan Magnus Lindkvist’in kaleme aldığı Trend Avcısı isimli kitapta trendlerin nasıl belirlendiği, kişilerin içgörülerinin bu trendleri hangi yönde etkilediği ve yaşanan birtakım yanılsamaların nedenleri ele alınıyor.

İnsanlar günlük hayatlarında arka planlarını pek de bilmedikleri birçok olay yaşarlar. Bugün meydana gelen bir olayın başlangıcı aslında oldukça geriye dayanabilir, aynı şekilde, bugün meydana gelen bazı gelişmelerin uzun vadede hangi sonuçları yaratabileceğinin, bir kişi ne kadar geniş düşünürse düşünsün, belirlenmesi hiç de kolay değildir.

Trend kelimesi, insanların etrafında olup bitenlerden gördüklerini veya görmediklerini tarif etmede kullanılır. Yazar üç tur trend bulunduğunu belirtmektedir: 1-5 yıl arasında süren mikrotrendler (moda trendler), 10-20 yıl arası süren makrotrendler ve 20 yıldan daha uzun süren megatrendler. Bunların dışında, diğerleri kadar çok fazla rastlanmasa da, yarım yüzyıl veya daha fazla süren gigatrendler de mevcuttur.

Yazara göre, birçok kişi çevresindeki değişiklikleri tespit edebilmeye dair Tanrı vergisi bir yeteneği - bir tür trend avcılığı yeteneği - olduğunu düşünmektedir. Kendilerine sorulduğunda ise bu yeteneklerini “ortalamanın üstünde” olarak değerlendirmektedir. İnsanlar değişimi fark etmekte iyi olduklarına inanmak isterler çünkü bu beceri özellikle iş dünyasında oldukça takır görür. Ancak çoğu kişi yanılmaktadır. İnsanların dünyaya baktığı sınırlı pencereden bazı trendler takip edilememektedir. Kitap, yedi bölümden oluşmaktadır ve her bir bölüm, belirli trendlerin görünmez olmasının sebeplerine odaklanmaktadır. Her bölümün sonunda 3-4 adımdan oluşan ve resimli “Trend Avcısı Görev Kılavuzu” yer almaktadır.

Ağır Çekimden Körleşmiş (Kitlesel girişimcilik kapitalizmi nasıl yeniden tanımlıyor … yavaşça) Aşamalı değişimin görünmezliği - Değişiklikler fark edemeyeceğimiz kadar yavaştı! : İnsanların düşünme biçimlerinin yeni bir dünyayla uyumlu hale gelmesinin neden bu kadar zor olarak görüldüğü ele alınmaktadır. Yavaş ve uzun vadeli değişimler görünmez hale gelir çünkü insan beyni bunları kayda geçirmemektedir. İnsan algısına dair yapılan deneylerde, bir şeyi algılamak ile onu fark etmemek arasındaki sınırın 12 saniye olduğu tespit edilmiştir. Modasının geçtiği düşünülen bir mobilyanın aslında “modası geçmemiş”tir, sadece o mobilyanın trend olarak kabul gördüğü “zaman dilimi” geçmiştir. On yıllara yayılarak yapılan değişimler, hayatın doğal parçası haline geldiği için daha kolay görür.

Matristen Bakmak (Limitler ve sınırlar yanılsaması nasıl ufalanıyor?) Ufak değişimlerin görünmezliği - Ormana bakmaktan ağaçları göremiyoruz! : Bu bölüm, insanın neden birşeyleri sabit sınırlar üzerinden görmeye yatkın olduğunu sorgulamaktadır. İnsanın görüşü, gerçekte sürekli hareket halindeki parçalardan oluşan şeyleri sabit ve değişmez görmeye ayarlıdır. İnsanlar çevrelerindeki kişilerin değiştiğini kabul etmezken, kendilerinin değiştiğine inanırlar. Piyasada daha fazla seçenek olması demek, aslında insanların seçim yapmak zorunda kalmadan, tam olarak istedikleri şeyi bulabilmeleri demektir. Kişiler, bir şeyde, en iyi veya en kötü, en hızlı veya en yavaş, en his ya da en kaba, en ucuz ya da en pahalı olarak başarılı olmaktadır. Tam ortada olanlara pek yer yoktur.

Duyuların Yaşadığı Şok (Enformasyon bolluğu bizi nasıl cahil kıldı?) Anılığın görünmezliği - Gözümüzü kırpmamızla kaçırmamız bir oldu! : Bu bölüm, değişimin hızlı ve beklenmedik olması durumunda yaşananlara odaklanır. Ani değişimlerin yanlış yorumlanmasına olan yatkınlık, daha temeldeki önemli değişikliklerin de yanlış algılanmasına neden olmaktadır. İnternet ve küreselleşmenin etkisiyle enformasyon artışının geldiği nokta Moore yasası ile açıklanırken, buna uyum sağlamaya çalışan insanın davranışı aynı hızda olmamaktadır. Enformasyon bulaşıcıdır, taklit trendleri yaymanın en kolay yoludur.

Trend Yanılsaması (Daha hızlı bir dünya bizi hayal gücümüzü kullanmaya nasıl zorluyor?) Doğrusal düşünmenin görünmezliği - Üssel düşünemiyoruz! : Trendler, yaşanan soyut gelişmelerin adını koyar, kontrol hissi verir. Pek çok trend, mevcut olanın doğrusal uyarlamasıdır, Gelecekse, bir anda ortaya çıkan olgular tarafından şekillenir. Bu da doğrusal olmayan bir düşünce biçiminde uzmanlaşmayı gerektirir ki, bu oldukça zordur. Trendler genellikle doğrusal olarak düşünülür, halbuki ivmelendirilmiş ve daha da ötesi üssel değişim de söz konusudur. Trend yanılsaması, değişimin göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede meydana gelmesiyle ortaya çıkar. Böyle bir ortamda, zaman en önemli kaynak haline gelir. Kontrol edilebilen zaman dilimlerinin çokluğu bir statü haline gelmiştir. Neofobi, yeni şeylerden korkmakla ilgilidir. İnsanların yavaşça alışmasına izin verilen şeylerin kabulü, zorla dayatılanlara göre çok daha kolaydır.

Ufkun Ötesinde (Daha yaşlı bir toplum gri saçtan daha fazlası demektir.) Bugüncülüğün görünmezliği - Yarının aşağı yukarı bugüne benzeyeceğine inanıyoruz: Gelecek resmedilirken, bugün mevcut olanların geleceğe yansıması tahminlenir, yeni meydana gelecek gelişmeler ile görünmez trendler hayal edilemez. İnsan beyni, öncelikli olarak şimdi ve burası ile ilgilenmektedir.

Büyük Resmi Gözden Kaçırmak (Yeni bir perspektif dünyanın en değerli para birimidir.) Miyopluğun görünmezliği - Kendi dünyamızın dünyanın kendisi olduğunu düşünüyoruz: Herkes, gözünün önündeki dünya imgesinin dünyanın doğru tasviri olduğuna inanır. Bu anlamda, dünya oldukça kişisel hale gelir. Bu, çoğu kişinin kendi ufak trend haritası olduğu anlamına gelir. İnsanlar, birçok şeyin az çok öngörülebilir olmasını ister. Sağlık ve rahatlık, kendini ifade etme, izlenimler ve deneyimler ile teknoloji konuları hemen hiç değişmeyen ebedi trendlerdir.

İnanmak Görmektir (Dünya nasıl daha iyiye gidiyor ve çoğumuz bunu neden gözden kaçırıyor?) Kötümserliğin görünmezliği - Hepimiz hapı yuttuğumuza göre her şey nasıl daha iyi bir hale gelebilir? : İnsanlar zamanlarının 12%’sini (8 saatlik çalışma gününün 1 saatini) gelecek hakkında düşünmekle geçirir. Bu süre, ardışık olarak değil dağınık olarak kullanılır. İnsanlar bunu yaparken özensiz davranır, yapıcı değildirler. Gelecek hakkında sürekli endişe dolu sorular sorulur. Toplumsal gelişimi hem makro ölçekte -megatrendler- hem de kısa vadede şu dört kuvvet yönlendirmektedir: Teknoloji, İktisat, Tüketici Duyguları, Grup Dinamikleri. Dünya görüşüyle ilgili en büyük sorun, bir şeyleri basitleştirme eğilimidir.

Everything We Know is Wrong!: The Trendspotter's Handbook
Trend Avcısı - Bildiğimiz Her Şey Yanlış!
Magnus Lindkvist
2009
182 sayfa
goodreads

🌿 2013-2021   şimdi   kitaplık   thebookish.de