...

Make Space | Regina Wong (Kitap)

Hayata Yer Aç, daha sade bir yaşam seçenlere pratik uygulamalar sunan rehber bir kitap. Kitabın yazarı Regina Wong’un ‘livewellwithless’ (önceki adı ‘simple and minimal’) isminde bir blogu bulunuyor.

Kitap, minimalizmin felsefesi ile başlıyor. Yıllardır gerek reklamlarda, gerekse de internet veya medya aracılığı ile tüketim kültürünün etkisi hissedilir durumda. Daha fazlasına sahip olmadan mutlu olmanın asla mümkün olamayacağı tüketiciye aşılanıyor hiç durm aksızın. Minimalizm ise, doğru seçilen ‘daha az’ı sade ve mutlu bir yaşama doğru giden bilet olarak görüyor. Birçok kişinin zaman içinde fark ettiği gibi, daha büyük bir ev, daha büyük bir araba veya daha çok elbise-ayakkabı mutluluğu getirmiyor. Tam tersi, eşyanın çok olması örneğin taşınma gerekliliği ortaya çıktığında hem enerji kaybına hem de belki de hiç kullanılmayacak onca eşyayı paketlemekle geçen zamana maloluyor. Filmlerde ise yarar görünen ‘perakende terapisi’ gerçek hayatta tam bir eziyete dönüşebiliyor aslında.

Yazar, “Minimalizm bir yoksunluk değil keyiftir” diyor ve şöyle devam ediyor: “Fazlalıklardan ve gereksiz şeylerden arınıp, temel olanı, yani bize mutluluk ve değer veren, hayatımıza amaç katan şeyleri damıtma eylemidir.” Kitabın giriş kısmında kendi minimalizmi seçis öyküsüne de yer veriyor. Önceleri haftaiçi çok çalışan, haftasonu da maaşını alışveriş merkezlerinde yeni kıyafetlere ve ayakkabılara yatıran biri iken, bunun kendisine pek de iyi gelmediğini farkediyor ve farklı bir bakış açısı kazanarak ‘daha azla’ aslında ‘daha çok’ yaşamaya başlıyor.

Ragina Wong’un kitapta vurguladığı en önemli noktalardan bir tanesi, minimalizmin hayatın her alanında en azla yetinebilmek olmadığı; tersine ‘az’ı seçmek, ama bireyi ‘mutlu edecek kadar az’ı seçmek anlamına geldiği. Örneğin bir minimalist olabilirsiniz, ama kitap okumayı çok sevdiğiniz için onlarca kitabınız evinizin bir köşesinde yerini halen koruyor olabilir. İsveççe’de yer alan ‘lagom’ kelimesi buna en güzel karşılık oluşturuyor. Türkçeye ‘ölçülü’, ‘dengeli’ ve ‘yerinde’ olarak çevrilebilen Lagom, ne yoksunluğu ne de aşırılığı vurguluyor. Fiziksel kalabalıktan kurtulmanın çok ötesinde anlam taşıyan minimalizm, hem sosyal anlamda hem de vizyon olarak sadece ‘size keyif veren’ ve ‘hayata değer katan’ ilişkileri sürdürmeyi gerektiriyor.

Kitapta çarpıcı bazı notlar da yer alıyor: Perakende sektörünün temeli güdüsel ve anlık satın almalara dayanıyor. Çoğu kişi, dolabındaki giysilerin yalnızca 20%’sını aktif olarak kullanırken, geri kalan 80%’ı ise çoğu kez ‘kısa süreli bir mutluluğa kavuşmak’ için satın alınmıştır. UCLA’ya bağlı CELF (Center on Everday Lives of Families) tarafından Los Angeles’da 32 ailenin evinde bir araştırma yapılmış. Bu evlerden en küçüğü 91 m2 ve sadece iki yatak odası ile oturma odasında 2.226 parça eşyanın bulunduğu tespit edilmiş. Üstelik bu rakama dolapların veya çekmecelerin içi dahil edilmemiş, sadece görünen parçalar sayılmış.

ABD’de son 50 yılda evlerin yüz ölçümü iki katına çıkmış (ortalama 213 m2). Evlerine sığamadıkları için depo kiralayanların sayısı her geçen yıl artarken, depolara kaldırılan eşyaların pek çoğu bir daha kullanılmıyor ve hatta varlıkları unutulduğu için aynı eşyalar yeniden satın alınıyor. Minimalizme giden yolda fiziksel eşyalar, sosyal medya, bilgisayar, email gibi kategorilerde düzene ulaşmanın yanı sıra, kurulan bu düzenin korunması ve sürdürülmesi de bir o kadar önemli. Fazlalıklar kaygı yarattığı gibi, geride kalma korkusu da ayrı bir baskı yaratıyor. Bu noktada önemli olan doğru ve gerçekçi hedefler koyabilmek.

Minimalizm algısı oldukça kişisel ve sürekli gelişmeyi gerektiriyor. Önce bir alışkanlığa sonra da hayatın her alanına yayılan bir hayat felsefesine dönüşüyor, beraberinde de aslında hayata odaklanmayı getiriyor.

Make Space: A Minimalist's Guide to the Good and the Extraordinary
Hayata Yer Aç - Bir Sadeleşme Rehberi
Regina Wong
2018
154 sayfa
goodreads

🌿 2013-2021   şimdi   kitaplık   thebookish.de