...

Steve Jobs | Walter Isaacson (Kitap)

Walter Isaacson’un kaleme aldığı Steve Jobs’in biyografi kitabı, Steve Jobs’in teklifi ile yazılmaya başlanmış. Kitapta aktarıldığına göre, Steve Jobs önce 2004 yılında sonrasında da 2009 yılında Isaacson’dan bu kitabı yazmasını istemiş. İlk teklifi çeşitli gerekçelerle reddeden Isaacson, 2009 yılında Jobs’in sağlık durumunun iyiye gitmiyor oluşunu da göz önüne alarak projeye başlamış. Kitapta, hem bizzat Steve Jobs ve en yakınları ile, hem de iş arkadaşları ve çeşitli ünlü isimlerle yapılmış olan pek çok görüşme yer alıyor. Ayrıca, Steve Jobs’in hem kişisel hayatı hem de iş hayatı ile ilgili pek çok detay paylaşılmış.

Bu kitabın bir diğer özelliği ise, Steve Jobs hayatta iken yazımına başlanmış olması ve Steve Jobs’i konu alan pek çok kitabın da bu kitabı kaynak kitap olarak göstermesi.

Yazar Isaacson’ın vurguladığı üzere, Steve Jobs, kitaba herhangi bir müdahalede bulunmamış ki, bu aslında satır aralarında hissediliyor.

Isaacson, giriş kısmında kitabından şöyle bahsediyor.

Bu kitap kusursuzluk tutkusu ve azmi sayesinde altı endüstride: kişisel bilgisayarlarda, animasyon filmlerde, müzikte, telefonlarda, tablet bilgisayarlarda ve dijital yayıncılıkta çığır açan yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatıyla ve sarsıcı bir şekilde güçlü karakteri ile ilgilidir.

Kitap, çocukluğundan başlayarak Steve Jobs’in hayatını adım adım inceliyor. Apple’ın doğusundan önceki süreçte Steve Wozniak ile arkadaşlığı, Reed Üniversitesi’ni bir süre sonra bırakması, Hindistan’a gitmesi anlatılıyor öncelikle. Özellikle Hindistan’a gitmesi ve orada benimsediği Zen felsefesinin izleri Apple tasarımlarında gereksiz herhangi bir parça, düğme, vs bulunmaması ve yalınlık olarak ortaya çıkıyor.

Kitabın sayfalarında ilerledikçe, Steve Jobs’in her açıdan mükemmellik takıntısının yansımalarını bulmak mümkün. 1982 yılında yeni taşındığı eve uygun eşyaları bulabilmek için aylarca yerde oturması bu durumun kitapta paylaşılan bir örneği.

Kitapta Steve Jobs’in çok vurgulanan diğer bir özelliği ise ‘Gerçekliği Çarpıtma Sahası’ olarak adlandırılmış çevresi tarafından.

‘Sana bir şeyin berbat ya da muhteşem olduğunu söylemesi, yarın da öyle düşüneceği anlamına gelmez. Ona yeni bir fikir söylersen, salakça bulduğunu söyler büyük ihtimalle. Ama cidden beğenirse tam bir hafta sonra geri gelip senin fikrini sana önerir, sanki kendisi akıl etmiş gibi.’ - Bud Tribble (Yazılım Tasarımcısı)

‘Kendini kandırabiliyor. İnsanları kandırıp kendi vizyonuna inandırabiliyor, çünkü bu vizyonu bizzat benimseyip içselleştirmiş oluyor.’ - Bill Atkinson

Birçok insan gerçekliği çarpıtır elbette. Jobs bunu genellikle bir hedefe ulaşmak için, taktik niyetine yapıyordu. … Wozniak: “Gerçekliği çarpıtması geleceğe dair mantıksız bir vizyon kurduğunda gerçekleşiyor. … Bir şeyi sadece birkaç günde tamamlayabileceğini söylüyor. Bunun doğru olamayacağını biliyorsun, ama doğru kılıyor bir şekilde.” (sayfa 109)

Jobs tasarım sadeliğinin ana unsurlarından birinin kolayca, içgüdüsel bir şekilde kullanılabilecek ürünler üretmek olduğu kanısıydı. (sayfa 117)

Bir bilgisayarın gerçekten muhteşem olabilmesi için donanımıyla yazılımının yakından bağlantılı olması gerektiğine inanıyordu. Bir bilgisayarın başka bilgisayarlarda da çalışabilen yazılımları kullanabilmesi, bazı işlevselliklerinden feragat edilmesi anlamına geliyordu. Jobs en iyi ürünlerin uçtan uca tasarlanmış, yazılımı donanıma ve donanımı yazılımına uydurulmuş “bütünsel parçalar” olduklarına inanıyordu. (sayfa 127)

Jobs’in uçtan uca bütünsel parçalar yaklaşımı sonraki yıllarda iPhone’u, iPod’u ve iPad’ı rakiplerinden ayıracaktı. Bu yaklaşım muhteşem ürünlerin ortaya çıkmasını sağladı. (sayfa 127)

Kitapta yer alan ilginç detaylar arasında, Jobs’in ürün lansmanlarını nasıl gerçekleştirdiği, Bill Gates ile karşılıklı düşünceleri, 1984 reklamı, Apple’dan ayrılış süreci, NeXT’i kurması, Pixar ve Toy Story filmi, Laurene Powell ile evliliği, ikinci kez Apple’ın başına geçişi, Think Different reklamı, Jony Ive ile çalışmaya başlaması, iMac, iBook, Apple Stores, iPod, iTunes, iTunes Store, iPhone, iPad, iCloud ve Steve Jobs’in Google ve Android hakkındaki düşünceleri de var.

(Apple’ın baş tasarımcısı) Ive’la Jobs’in paylaştıkları temel ilke buydu. Tasarım sadece ürünün yüzeysel görünüşüyle ilgili değildi. Ürünün özünü yansıtması gerekiyordu. Dolayısıyla Apple’daki ürün tasarlama süreci, ürünün mühendisliğiyle ve imalatıyla yakından bağlantılıydı. Başka çoğu şirkette genellikle mühendislik tasarımın önüne geçiyor. (sayfa 125)

Ive, sadece yüzeysel değil gerçek sadeliğin peşinde olan Jobs’in ruh ikiziydi. Ive bir keresinde, tasarım stüdyosunda otururken felsefesini anlattı.

Neden sadeliğin iyi olduğunu varsayıyoruz? Çünkü fiziksel ürünler söz konusu olduğunda, onlara egemen olabileceğimizi hissetmemiz gerekir. Karmaşıklığa düzen getirdikçe, ürünün size boyun eğmesini sağlarsınız. Sadelik görsel bir stilden ibaret değildir. Minimalizm ya da düzensizliğin yokluğu değildir sadece. Karmaşıklığın derinine inmeyi gerektirir. Gerçek sadelik için gerçekten derine inmeniz gerekir. Örneğin bir şeyin üstünde vida olmasın diye, çok karmaşık ve anlaşılması güç bir ürün yaratabilirsiniz. Daha iyi yolsa sadeliğin derinine inmek, ürünle ve üretimiyle ilgili her şeyi anlamaktır. Bir üründeki gereksiz bütün parçalardan kurtulmak istiyorsanız, o ürünün özünü derinden anlamalısınız. (sayfa 324-325)

Steve Jobs
Steve Jobs
Walter Isaacson
2014
540 sayfa
goodreads

🌿 2013-2021   şimdi   kitaplık   thebookish.de