...

Stumbling On Happiness | Daniel Gilbert (Kitap)

Daniel Gilbert tarafından kaleme alınan Mutluluk Üzerine Çeşitlemeler, insanın mutlu olmasını ve geleceği öngörülemesini inceleyen, araştırmalardan çarpıcı başlıklar sunan bir kitap.

Aslında kitabın ismini ilk okuduğumda bu kitabın kişisel gelişim ile ilgili bir kitap olduğunu düşünmüştüm, şunu çok rahat şekilde söyleyebilirim ki kesinlikle ilgisi yok. Peki kitapta incelenen konular neler? Geleceği hayal ederken yapılan hatalar, gelecekte yapılan seçimlerin insanın mutluluğu üzerine olan etkisi kitaba konu olmuş. Mutluluk algısının neye göre şekillendiği ve geleceği düşünmenin psikolojisi anlatılıyor. Arka kapakta da görecekleriniz de dahil olmak üzere pek çok sorunun cevaplarına yer verilmiş.

Kitap 6 kısımdan oluşuyor, her bölümün sonunda ise sonraki bölümlere ve geleceğe atıf yapan “İlerisi” kısmı bulunuyor.

  • Öngörü: Zamanda ileriye bakma ya da geleceği değerlendirme (sayfa 17)
  • Öznellik: Deneyimin, önü yaşayan kişi dışında kimse tarafından gözlenememesi olgusu. (sayfa 43)
  • Realizm: Nesnelerin, gerçeklikte zihinde görüldükleri şekilde var olduğuna inanmak. (sayfa 89)
  • Şimdicilik: Şimdiki deneyimin insanın geçmiş ve geleceğe bakışını etkilemesi. (sayfa 127)
  • Akılcılaştırma: Bir şeyin mantıklı olmasını ya da görünmesini sağlama. (sayfa 167)
  • Düzeltilebilirlik: Hatalarımızı düzeltme, kendimizi yenileme ve iyileştirme yeteneğine sahip olma. (sayfa 213)

Görmek dünyayı şu anki haliyle yaşamak, hatırlamak ise geçmişteki haliyle algılamaktır. İnsan beyni bir öngörü makinesidir. (sayfa 21) Gelecek hakkında sürekli düşünür ve hayal kurar. Bu düşünce ve hayaller olumlu olduğu gibi ölümsüzdür da. Bu durumda insanın bir şeyleri kontrol etme isteğinin de payı vardır. İnsan, gelecekteki tecrübeleri henüz yaşamadan beyninde bu olayları canlandırma yeteneğine sahiptir.

Mutluluk sözcüğü, duygusal mutluluk, ahlaki mutluluk ve yargısal mutluluk olarak adlandırılabilecek birbiriyle alakalı üç kavrama işaret eder. (sayfa 47) İnsanlar mutlu olmak ister ve istedikleri başka her şey genellikle bu amaca hizmet eden araçlar anlamına gelir. Geleneksel olarak mutluluk arayışı insan davranışlarının amacı olarak kabul edilir. (sayfa 50) Mutluluk genellikle, ona yol açan davranışları değil bir deneyimi belirtmek için kullandığımız bir kelimedir. (sayfa 53) Kişilerin yaşam standartlarına ve yaşadıkları deneyimlere göre de mutluluk tanımları ve derecelendirmeleri değişmektedir.

Deneyim, bir olaya katılımı ima ederken, farkındalık bir olayın gözlenmesini ima eder. (sayfa 76) Farkındalık ve deneyim arasındaki bu kopuş, duygularımızda da aynı türde bir tuhaflığa neden olabilir. (sayfa 78)

Çocuklar, dünyadaki nesneler ile zihinlerindeki nesneleri ayırt edemezler ve farklı zihinlerde nasıl farklı nesnelerin olabildiğini anlayamazlar. Çocuklar büyüdükçe, realizmden idealizme doğru yön değiştirerek algıların bakış açılarından ibaret olduğunu, nesnelerin olduğu gibi görünmeyebileceğini ve dolayısıyla da iki insanın aynı şey hakkında farklı algılara ve inançlara sahip olabileceğini anlamaya başlarlar. Araştırmalar, yetişkinlerin de bazı durumlarda realistler gibi davrandıklarını gösterir. (sayfa 102)

Olmayanları görmezden gelme eğilimi, daha kişisel olan kararları da yanıltabilir. (sayfa 117)

Olmayanları göz ardı etmemiz gelecekle ilgili düşüncelerimizi etkiler. Nasıl geçmişteki bir olayın her ayrıntısını hatırlamıyorsak ya da şu anda yaşadığımız bir olayın her ayrıntısını görmüyorsak, gelecekteki olayı da bütün detaylarıyla hayal edemeyiz. Oysa hayal ettiğimiz gelecek olayların detaylarına, sanki onlar ileride gerçekten olacakmış gibi muamele ederiz. Eşit derecede problemli bir eğilime daha sahibizdir; bu da hayal etmediğimiz gelecek olayların detaylarına sanki onlar ileride olmayacakmış gibi davranmamızdır. Başka bir deyişle, hayal gücünün ne kadar şey doldurduğuna dikkat etmediğimiz gibi ne kadar şeyi dışladığını da fark etmeyiz. (sayfa 118) İnsanlar geleceği hayal ettiklerinde, atlanan birçok yazgı vardır ve önemli olan da atlanan şeylerdir. (sayfa 119) Dikkatimizin odaklandığı noktadan kaçmak zordur -düşünmediğimiz şeyin ne olabileceğini düşünmek zordur- ve bu da gelecekte yaşayacağımız olaylara vereceğimiz duygusal tepkileri neden sık sık yanlış tahmin ettiğimizin sebeplerinden biridir. (sayfa 120) Yakın ve uzak gelecekleri farklı yapılarda hayal etmemiz aynı zamanda onları farklı değerlendirmemize neden olur. Gecikmeler can sıkıcıdır ve bunlara katlanmak zorunda olan bir kişinin süreyi kısaltmak istemesi de son derece doğaldır. Halbuki araştırmalara göre insan beklemenin sıkıntısını hayal ettiğinde, yakın gelecekteki bir olayı beklemenin uzak gelecekteki bir olayı beklemekten daha kötü olacağını düşünür, bu da oldukça ilginç tutumların ortaya çıkmasına neden olur. Yakın geleceğin canlı ayrıntıları onu uzak gelecekten daha belirgin hale getirir, bu yüzden kısa bir süre sonra ortaya çıkacak olan olayları hayal ederken ileride olacak olayları hayal ettiğimizden daha fazla kaygılanır ve heyecanlanırız. Gerçekten de araştırmalar tatlı heyecanlara eşlik eden duyguları üretmekle sorumlu olan beyin bölgelerinin yakın gelecekte para gibi bir şeyle ödüllendirileceği hayal edildiğinde aktifleştiğini, ama aynı ödülün uzak gelecekte alınacağı hayal edildiğinde aktifleşmediğini göstermektedir. (sayfa 124)

Bilimciler, hatalı tahminler yaptıklarında, geleceğin şimdiye çok benzeyeceğini düşünerek neredeyse her zaman yanılgıya düşerler. (safa 130) İnsanlar, geçmişi hatırlarken ya da geleceği hayal ederken beynin “doldurma” hilesinden faydalanırlar. Geçmişle ilgili hatıralarımızdaki boşlukları bugünden alınan malzeme ile doldurma eğilimi, özellikle iş duygularımızın hatırlanmasına geldiğinde güçlenir. (sayfa 131) Bir olayı hayal ettiğimizde hissettiklerimiz, o olay bizzat olduğunda hissedeceklerimizin genelde iyi bir göstergesidir. (sayfa 137) Beynimizden gerçek bir nesne ile hayali bir nesneye aynı anda bakmasını istediğimizde, genellikle ilk isteğimizi kabul edip, ikincisini ret eder. Beyin, gerçekliğin algılanmasının öncelikli ve en önemli görevi olduğunu düşünür. (sayfa 140) Geleceği hayal ederken hissettiğimiz şeyin, oraya vardığımızda hissedeceğimiz şey olacağını zannederiz. Ama aslına bakılırsa, geleceği hayal ederken hissettiğimiz şey, çoğu zaman bugün olan şeylere gösterilen bir tepkidir. (sayfa 143) İnsanlar soyut bir şey hakkında akıl yürütmek gerektiğinde, o soyut şeyin benzeri somut bir şey hayal etmeye ve onun üzerinden akıl yürütmeye eğilimlidir. Çoğumuz için zamanın benzeri olan somut şey, mekandır. Araştırmalar dünyanın her yerinde insanların zamanı mekansal bir boyut gibi hayal ettiklerini göstermektedir. (sayfa 146)

Harika şeyler özellikle ilk olduklarında harikadırlar: harikalıkları tekrarlandıkça azalır. Bir deneyimi ardışık zamanlarda yaşadığımızda ona çabucak adapte olmaya başlarız. O deneyim her seferinde daha az zevk verir. Psikologlar buna “alışkanlık”, iktisatçılar “azalan marjinal fayda”, geri kalanımız ise “evlilik” der. (sayfa 148) Alışkanlığı alt etmenin bir yolu, deneyimlerin çeşitliliğini arttırmaktır. Diğer bir yol ise, yinelenen deneyimleri birbirinden ayıran ayıran zaman süresini arttırmaktır. (sayfa 149)

Olumsuz olayların bizi etkilediği, ama genellikle bizi tahmin ettiğimiz kadar çok ve uzun süreli etkilemediği bir gerçektir. (sayfa 171)

Araştırmalar insanların genellikle neyi hangi sebeple yaptıklarının farkında olmadıklarını, ama davranışlarına bir sebep göstermeleri istendiğinde hemen bir tane buluverdiklerini göstermektedir. (sayfa 192) Pişmanlık, geçmişte farklı davranmış olsaydık başımıza gelmeyecek olan başarısız deneyimlerden kendimizi sorumlu tuttuğumuz anlarda yaşadığımız bir duygudur ve bu duygu kesinlikle tatsız olduğu için, şu anki davranışlarımız çoğunlukla onun önüne geçmek üzere şekillendirilir. (sayfa 198)

Aynı hataları tekrar tekrar yapmamızın sebeplerinden biri başımıza nadiren gelen olayları hatırlama ve tahminlerimizi bu olaylara dayandırma eğilimimizdir. En olası deneyimlerin yerine en iyi ve en kötü deneyimlerimizi hatırlamaya eğilimli olduğumuz için, deneyim hazinemiz her zaman ise yaramaz. (sayfa 220)

Danışmanların, rol modellerin, guruların, akıl hocalarının, işgüzar ve dedikoducu kadınların, yaygaracı akrabaların bolluğu göz önüne alınırsa, sıra yaşanacak, çalışılacak yer, evlenilecek kişi gibi hayatın en önemli kararlarına geldiğinde, insanlardan oldukça yerinde davranmalarını bekleyebiliriz. Oysaki, ortalama bir Amerikalı altı kereden fazla taşınmakta, on kereden fazla iş değiştirmekte ve birden fazla evlenmektedir. Bu, çoğumuzun birkaç kereden daha fazla kötü tercih yaptığını göstermektedir. (sayfa 235) Hayal gücünün üç kusuru vardır. İlki, hayal gücünün bize söylemeden eklemeler yapma ve bir şeyleri atlama eğiliminde olmasıdır. (Realizm) Hiç kimse, gelecekteki bir olayı her yönüyle ya da bütün sonuçları ile hayal edemez. (sayfa 245) Hayal gücünün ikinci kusuru, bugünü geleceğe yansıtma eğiliminde olmasıdır. (Şimdicilik) Hayal gücü geleceği resmettiğinde, pek çok ayrıntı kaçınılmazlıkla kaybolur. Hayal gücümüz bu problemi boşlukları bugünden ödünç aldığı ayrıntılarla doldurarak çözer. (sayfa 247) Hayal gücünün üçüncü kusuru, olayların bir kez oldular mı farklı görüneceklerini anlama konusundaki başarısızlığıdır. (sayfa 248)

Kendimizi zamanda ileriye fırlatma ve olayları meydana gelmeden önce yaşama becerimiz, hata yapmadan hatalardan ders almamıza, harekette bulunmadan hareketlerimizi değerlendirmemize olanak sağlar. Gene de, gelecekteki bizleri ve gelecekteki koşulları simüle etme yeteneğimiz ne kadar etkileyici olursa olsun kesinlikle kusursuz değildir. Gelecekteki koşulları hayal ettiğimizde, bu hayalleri aslında olmayacak ayrıntılarla doldurur, aslında olacak ayrıntıları onlara katmayı ihmal ederiz. Gelecekteki duygularımızı hayal ettiğimizde, şu anki hislerimizi yok saymayı ve daha sonra meydana gelecek olaylarla ilgili ne düşüneceğimizi anlamayı imkansız buluruz. (sayfa 258)

Stumbling On Happiness
Mutluluk Üzerine Çeşitlemeler
Daniel Gilbert
2006
296 sayfa
goodreads

🌿 2013-2021   şimdi   kitaplık   thebookish.de