...

The Flight of the Creative Class | Richard Florida (Kitap)

Richard Florida, Yaratıcı Sınıf Adres Değiştiriyor isimli kitabında teknoloji devrimine imza atan olan yaratıcı sınıfın küreselleşme sonucunda yaşayacağı ve çalışacağı bölgeyi seçerken nelere dikkat ettiğini ve kararını neyin şekillendirdiğini anlatıyor, ülkeler arasında da en iyi yetenekleri seçmek için bir küresel rekabet yaşandığını belirtiyor. Bu kitapta, yazarın Türkçeye henüz çevrilmemiş Yaratıcı Sınıfın Yükselişi (The Rise Of The Creative Class) isimli kitabına da bolca atıfta bulunuluyor.

Richard Florida, kitabına New York Times köşe yazarı Thomas L. Friedman tarafından kaleme alınan Dünya Düzdür - 21. Yüzyılın Kısa Tarihi isimli kitaba gönderme yaparak başlıyor. Friedman, kitabında yenilik yaratmak için artık göç etmenin gerekli olmadığını söylüyor. Teknolojik ilerlemelerin coğrafi konumun önemini ortadan kaldırdığını iddia ediyor. Florida ise, Friedman’ın belirttiklerine kısmen katılarak, “kümelenme” kavramının altını çiziyor, dünyanın hem “düz”, hem de “dikenli” bir yer olduğunu belirtiyor. (Yazar, Ekim 2005’te The Atlantic Monthly’de yayınlanmış olan Dünya Dikenlidir isimli makalesini de kitabın ilk sayfalarında paylaşıyor.) Kümelenme kavramı Jane Jacobs (1916-2006) tarafından büyük kentleri ve kentsel alanları canlandıran başlıca güçtür ve zeki ve yetenekli insanların birbirlerine yakın mesafede konumlanmaları durumunda elde edilen güçlü ekonomik kazanımımlardır (sayfa 14). Nobel ödüllü (1995) Robert Lucas da “insan sermayesi dışsallıkları” kavramı ile aynı noktaya işaret etmiştir.

Kitap boyunca, ekonomik büyüme ve küresel rekabette başarılı olabilmenin tek bir koşula bağlı olduğu vurgulanmıştır: Yeteneğin küresel hareketi. Bir başka deyişle, inovasyon yaratan yetenekleri bünyesine çekebilen, daha da önemlisi onların kalış süresini mümkün olduğunca uzatıp üretkenliklerinin kendi sınırları içinde ortaya çıkmasını sağlayan ülkeler (bölgeler) bu yetenek rekabetinde başarılı olanlardır. Ekonominin daha da fazla gelişmesi, sadece yaratıcı kesimin değil aynı zamanda toplumun diğer kesimlerinin de buna katkı yapması ile mümkündür.

Kitabın ilk bölümü “Yaratıcı Sınıf Adres Değiştiriyor” ismini taşıyor. Bu bölümde yazar, yaratıcı bir endüstrinin geniş kapsamda bir ekonomik değişikliğe yol açabileceğini belirtiyor. Bu değişiklik sonucunda da, bu bölge yetenekler için çekim merkezi halini alıyor. (Peter Jackson’ın Yüzüklerin Efendisi üçlemesini çektiği yer olan Yeni Zelanda / Wellington örneği) ABD, böyle bir ortamda, rekabet üstünlüğünü kaybetmenin eşiğine gelmiştir. Yeni fikirlere açık olması sayesinde öncü konumunu elde eden ABD, bugün elindeki küresel yetenek havuzunun dünyanın dört bir tarafına dağılması sürecini yaşamaktadır. Yazar, kitap boyunca bu konunun defalarca altını çizmiş ve acil önlem alınması gerektiğini vurgulamıştır. Peki, bu durum ABD için neden endişe vericidir?

Çünkü yetenek nereye giderse yenilikçilik, yaratıcılık ve ekonomik büyüme kesinlikle peşinden gidecektir. (sayfa 37)

Yaşanan rekabette iki taraf yer alıyor. Bir tarafta, gelişmiş ülkeler (nüfusları sabit ya da azalmaktadır) yüksek teknolojiye dayanan endüstrilerini devam ettirmek için yetenekleri çekme yarışındadır. Diğer tarafta ise, gelişmekte olan ekonomiler, kendi yetenekleri sunulan birtakım üstün fırsatlar nedeniyle gittikleri yerlerden geri getirmeye ve diğer yetenekler için de çekim merkezi olmaya çabalıyorlar. Dünya çapındaki ekonomik rekabetçiliği ölçmek üzere geliştirilen Küresel Yaratıcılık Endeksi ekonomik büyümeyi 3T’ye göre kıyaslıyor.

  • Teknoloji - Technology
  • Yetenek - Talent
  • Hoşgörü - Tolerance

3T aynı zamanda bir bölgenin çekim merkezi olmasının ölçütünü de belirleyen temel kavramlara işaret ediyor. ABD kentleri, yazara göre iki tehdit ile karşı karşıyalar: “küresel yetenek mıknatısları” (teknoloji, girişimcilik ve kültürel açıdan dünya çapında rekabet eden büyük kentler, New York ya da Los Angeles karşısında Londra, Toronto, Vancouver, Sydney, Melbourne gibi) ve “Küresel Austin’ler” (Tel Aviv, Singapore, Taipei, Pekin gibi ar-ge’ye yatırım yapan, kültürlerini güçlendiren, eğitime önem veren, yaşam tarzı olanaklarını her geçen gün iyileştiren bölgeler).

Öğrenciler, küresel yetenek akışının en önemli işaretidir. Öğrenci olarak başka ülkelerden gelen ve öğreniminin ardından iş bularak o ülkedeki teknoloji ile ilgili endüstrilerde çalışanlar, yenilik ve yaratıcılık açısından bulundukları ülkeye katkı sağlamaktadır. Özellikle Silikon Vadisi’ndeki pek çok firma, bu tür kişiler tarafından kurulmuştur. Ancak, bugünkü duruma bakılırsa, bu yetenekli kişiler daha iyi fırsatların ve yaşam tarzlarının kendilerine sunulduğu bölgelere gitmeyi tercih etmektedir. AnnaLee Saxenian (California Üniversitesi Bilgi Yönetimi ve Sistemleri Fakültesi Dekanı) bu durumu bir “beyin göçü”nden ziyade bir “beyin dolaşımı” olarak nitelendirmektedir (sayfa 51). ABD, 2001 yılından sonra yaşamaya başladığı çeşitli güvenlik endişeleri nedeni ile bazı önlemler almıştır ve alınan bu önlemler, potansiyel yaratıcı sınıfın ABD’de kalmasını ve hatta eğitim görmesini zorlaştırır hale gelmiştir.

“Yaratıcılık Önemlidir” başlıklı ikinci bölüm, yaratıcı ekonominin temelinde insan unsuru olduğunu vurguluyor ve birtakım verilerle yaratıcı sınıfın önemini anlatıyor. 3T’nin ekonomik büyüme açısından ne ifade ettiği ve “yaratıcı sınıf” ile toplumda kimlerin kast edildiği de anlatılanlar arasında yer alıyor.

Üçüncü bölüm “Açık Toplum” başlığını taşıyor. Bu bölümde, açıklık olmadan ekonomik büyümenin gerçekleşemeyeceği açıklanıyor. Ayrıca, hoşgörü kavramının, göç ederek gelenlerin yeni hayatlarına uyum sağlaması ve yerel halk tarafından kabul edilmesi ile farklı nitelikteki kesimlerin yaşamlarını sürdürebilmesi açısından önemi vurgulanıyor.

“Amerika Kapanıyor Mu?” başlıklı dördüncü bölüm, 2001 yılından sonra yaşananlar nedeni ile bilim ve teknolojisi göçmenlere dayanan ABD’nin bu yetenekli ve yaratıcı sınıfı kaybetmekte olduğu vurgulanıyor. Hatta, vizelerle ilgili yaşanan sorunlar nedeniyle, eskiden ABD’de yapılmakta olan uluslararası birtakım toplantıların başka ülkelerde yapıldığı, iş teklifi alan kişilerin ABD’den oturma ve çalışma izni alamadıkları için bu teklifleri kabul edemedikleri, bir kez vize reddi ile karşılaşan kişilerin kendilerini aşağılanmış olarak hissedip ikinci kez vizeye başvurmadıkları ve çeşitli firmaların kendi bünyelerine katmak istedikleri “yetenek”leri getiremedikleri için onların bulunduğu ülkelere gitmeyi tercih ettikleri çeşitli örneklerle açıklanıyor.

Beşinci bölüm “Yeni Rakipler” başlığını taşıyor. Bu bölümde, çeşitli grafiklerle ülkeler arasında yaratıcı sınıfın büyüklüğü ve bu sınıfın hangi oranda büyüdüğü anlatılıyor. Küresel yetenek rekabetinde öne çıkmak isteyen ülkeler hem kendi yeteneklerini elde tutmaya çalışıyor hem de dışarıdan başka yetenekleri çekmenin yollarını arıyor. Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa’daki pek çok ülkenin bu anlamda adları ön plana çıkıyor.

Altıncı bölüm “Yükselen Bölgeler”de ise, rekabetin aslında ülkeler arasında değil bölgeler arasında yaşandığı belirtiliyor. Yazara göre, esas hareket “küresel yetenek mıknatısları” olarak adlandırılan şehirler arasında yaşanıyor. “Küresel Austin’ler” söz konusu olduğunda ise teknoloji nişleri ön plana çıkıyor. Bu bölgeler, teknolojiyi oluşturan niş tek bir parçada örneğin sadece disk sürücülerinde (Singapore) ya da yarı iletken üretiminde (Taipei) uzmanlaşmıştır.

“Yaratıcı Sınıf Savaşı” başlıklı yedinci bölümde, ABD’de ve dünyada giderek yayılmakta olan gelir eşitsizliği inceleniyor. Yaratıcı ekonomi beraberinde iki tür iş getiriyor: yüksek ücretlerin ödendiği yaratıcı meslekler ve daha az ücretin ödendiği, güvencesi de daha az olan hizmet işleri. Yaratıcı meslek sahipleri zaman bulamadıkları bazı işler için hizmet işlerinde çalışanlardan yardım almak durumundadır. (sayfa 275) Gelir dağılımında artan eşitsizlik, yaratıcı ekonominin planlanmamış bir getirisidir ve bir “dışsallık”tır. Bu dışsallıklar arasında konut fiyatlarının yükselmesi ve belki de çoğu kişi için ulaşılamayacak hale gelmesi, konut fiyatlarında ve kiralardaki yüksek rakamlar nedeni ile şehir merkezinde değil de merkeze biraz daha uzak noktalarda yaşamak zorunda olanların ise giderken trafikte harcadıkları zaman ile toplumda giderek artan stres ve kaygı seviyesi vardır.

“Bölünürsek Çökeriz” başlıklı sekizinci bölüm, daha çok ABD’nin iç siyasetinin ve belirlediği politikaların yaratıcı sınıfı nasıl gördüğüne değinmektedir.

“Yaratıcı Bir Toplum İnşa Etmek” isimli son bölüm ise, yazarın ABD’nin tekrar rekabet üstünlüğü elde edebilmesi için geliştirdiği birtakım önerileri ele almaktadır. Şu anda yetenek konusunda ABD lider konumunu kaybetmiş olsa bile, halen çok önemli bir noktadadır ve yeni “lider”in kim olacağına ilişkin de tartışmalar sürmektedir. Bir açıdan bakıldığında, pek çok yer belli avantajlarla ön plana çıkacak ve bunun sonucunda da küresel ekonominin çok kutuplu bir hal alması durumu ortaya çıkacaktır. Peter Drucker’in görüşüne göre ise, yeni ekonomik düzende tek bir merkez olmayacaktır. Bunun yerine NAFTA, Avrupa Birliği (EU), ASEAN gibi bloklar ortaya çıkmaktadır. ABD’nin hakimiyeti ise zaten noktalanmıştır. (sayfa 344)

Yazar, yapılması gerekenlerle ilgili bazı kilit ilkeleri şöyle sıralıyor:

  • Herkesin yaratıcı kabiliyetlerini açığa çıkarmak
  • Yaratıcı altyapılara yatırım yapmak
  • Yetenek ve hoşgörü mıknatısları olarak üniversitelerden faydalanmak
  • İnsanları yaratıcı çağ için eğitmek
  • Kentler ve rekabetçilik
  • Gerçek anlamda açık ve ekonomik açıdan güvenli bir toplum

Yazar, kitabın son sayfalarında Newsweek’ten Fareed Zakaria’ya ait şu alıntıya yer vermektedir:
“Bugün her bir vize görevlisi bir sonraki Muhammed Atta’nın ülkeye girmesine izin vermekten korkuyor. Sonuç olarak da muhtemelen bir sonraki Bill Gates’i ülkeye sokmuyor.”

Yazar, “Yaratıcılık Önemlidir” başlıklı ikinci bölüm başta olmak üzere kitabının çeşitli sayfalarında (ilk baskısını) 2002’de çıkardığı The Rise Of The Creative Class isimli kitabına yapılan eleştirileri de cevaplamaktadır.

The Flight of the Creative Class: The New Global Competition for Talent
Yaratıcı Sınıf Adres Değiştiriyor
Richard Florida
2011
436 sayfa
goodreads

🌿 2013-2021   şimdi   kitaplık   thebookish.de